Sunal,O.(2012), “Gelir Düzeyi ve Çocuk Emeği Arasındaki İlişki: Ülkelerarası Bir Karşılaştırma”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi ,Cilt:66,Sayı:1, ss.118-128.

Sunal,O.(2012), “Gelir Düzeyi ve Çocuk Emeği Arasındaki İlişki: Ülkelerarası Bir Karşılaştırma”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi ,Cilt:66,Sayı:1, ss.118-128.

Yararlanılan Kaynak Sayısı: 25

Kapsam:

Makalede çocuk işçilik ile yoksulluk arasındaki ilişki ele alınmakta, çocuk işçiliğin tarihsel ve kuramsal boyutu tartışılmakta, sonuç kısmında  yoksul ülkelerin bulunduğu ilk iki grupta kişi başına düşen gelir ve çocuk işçilik oranları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu görülmektedir.

Makaleden bir Alıntı:

İngiliz Baronu Sir Robert Peel’in 1802 tarihli imalathaneler ile ilgili yasa teklifi, çocuk emeğini ortadan kaldırabilmek için yapılan uzun soluklu mücadelenin mihenk taşlarından birini teşkil etmektedir. Çocuk işçiliği, yeni bir olgu değildir; dünyanın değişik bölgelerinde, tarihin farklı kesitlerinde çocuk işçilik ekonomik yaşamın her zaman bir parçası olmuştur(s.118).

 

Bazı Anahtar Sözcükler:
Çocuk işçiliği, yoksulluk, gelir dağılımı, çocuk işçilik oranı, sosyal politika.
 

Öztürk, M. (2013) “İktidarın Çocuk Hali”, Çalışma Ortamı Dergisi, Sayı:129, Temmuz-Ağustos. S,19-22.

Öztürk, M. (2013) “İktidarın Çocuk Hali”, Çalışma Ortamı Dergisi, Sayı:129,Temmuz-Ağustos.S,19-22.

Yararlanılan Kaynak Sayısı: 7

Kapsam:

V.Mülkiye Genç Sosyal Politikacılar Kongresi’nde (Ankara, 18Ekim 2012) sunulan bildiriden geliştirtirilen makalede
çalışan çocuk sorunsalına değinilmektedir. Çalışma “çalışan çocukların” ne olduğunu saptamaya, bundan sonra da çalışan çocuklar üzerindeki söylemsel iktidarın göstergelerini aramaya odaklanmaktadır.

Makaleden bir Alıntı:

1. Çocuğun tanımlanması başlı başına bir önemli meseledir. Ne yazık ki on sekiz yaş altındakilere ‘çocuk’ deyip
işin içinden çıkmak o kadar da kolay değildir. Kişinin fiziksel, sosyal ve psikolojik gelişimi göz önünde bulundurulmalı ve gerekiyor ise ‘çocuk’ tanımı üzerine yeni ampirik çalışmalar yapılmalıdır. Bu araştırmadan çıkan sonuç ‘çocuk’ tanımının: özne için iş yaşamı dışında gerçekleştiği, üstyapı için ise çıraklıkla özdeş tutulduğu görülmektedir. Böyle bir çelişki, kişinin ileride çocukluğunu yaşayamadığını düşünmesi ve bu açıdan eksik kaldığını hissetmesi ile sonuçlanmaktadır. Ama daha ötesi, hayatlarında böyle bir iş hayatı ve buna bağlı olarak böyle bir hayat tarzından başka bir yol görememektedirler.
2. Çalışan çocuklar üzerinde kurulan bu iktidar mekanizmaları devlet, üstyapı ve gelenekler çerçevesinde kendini var etmektedir. Bu iktidar çalışan bireylerin kendilerini var etme süreçlerini ancak ve ancak bu üstyapı ile bütünleştiklerinde mümkün kılmaktadır. O halde bu bütünleşmeyi sağlayamayan bireyler çark tarafından öğütülecek ve dışlanacaktır(s.22).
Bazı Anahtar Sözcükler:

Çırak, usta-çırak ilişkisi, sosyal politika, çalışan çocuk, çocuk emeği.

 

 

 

DEVLETİMİZİN ÇOCUKLARA BAKIŞ AÇISI

DEVLETİMİZİN ÇOCUKLARA BAKIŞ AÇISI

Çalışmanın adı: Devletimizin Çocuklara Bakış Açısı

Çalışmanın Türü: Kitap

Çalışmanın Yazarı:

Çalışmanın Sunuluş,

Basım yılı ve Yeri: Eylül 1979,İstanbul

Çalışmanın Dili: Türkçe

Sayfa Sayısı: 213

Amaç:

1979 yılı 21-22 Nisan’ında,Balıkesir’de düzenlenen “Devletimizin Çocuklara Bakış Açısı” başlıklı seminer ile birlikte çocuk sorunlarını ortaya koymak.

İçerik:

Çocuk sorunlarına ilişkin,Cahit Talas, Türkan Süren, Sabiha Özgür, Tuğrul Özgür, Alper Özgönül, İbrahim Önen, M. Vasıf Ersoy, H. V. Velidedeoğlu, Nadir Nadi, Oktay Akbal, Sami Karaören, Seçkin Cılızoğlu, Kemal Sülker, Turgut İnal, Cevat Geray, Rauf İnan, Jülide Gülizar, Sema Okay, Sadık Kırımlı, Faruk Erem, Özgül Erten, Türküöz Telli, Bahri Savcı, Yusuf Ziya Özdemir, Refia Şemin, Mehmet Can, Kaya Avni Sağlıkçı, M. Kemal Öke, Hüseyin A. Bilgin, İsmail Cömert ve Hazan Tozun’un seminerdeki konuşmalarına yer verilmektedir.

Yöntem:

 

Alıntı:

TRT’den Sema Okay ise konuşmasında, yurt dışında çalışmaya giden işçilerimizin çocuklarının sorunlarına değinmiş
“O çocuklar uzaklarda ama biz nerdeyiz?” diye sormuş; genç kuşaklara sahiplenilmesi gerektiğine parmak basmıştır. (s.84)Tanınmış eğitimci Rauf İnan, “eğitim ve öğrenciler” açısından yaptığı değerlendirmelerin ışığında, sorunun özünedokunmuştur : “Bu olumsuz durumların gerçek nedeni, …özellikle yöneticilerde, genellikle kamu yöneticilerinde -hele erkeklerde- bulunan, halkımızın dilinde vurdum duymazlık denen bir ruh, bir özyapı aksaklığı olan ‘apathie’dir. Bu yaygın ruhsal ve toplumsal hastalık … Cumhuriyetin ilk 25 yılında yenilmiş, giderilmişti. Sonradan depreştiği (nüksettiği) sayısız olaylar ve sorunlarla görülen bu ruhsal durum, açık bir bilinçve kesin kararlarla, denetleme ve izlemelerle giderilmedikçe,bu hastalık sağaltılmadıkça yurdumuzda önemli hiç bir sorunun çözümlenmesine olanak bulunamayacağı gibi, toplumsalsorunlar gittikçe karmaşıklaşacaktır.” (s.113)
Prof.Dr.Cevat Geray, “küçük yaşlarda okula gidememiş,ya da okulu bırakmış, çalışmak zokrunda kalmış olan” çırakların durumuna dikkat çekiyor. Onların ve okula gitme olanağı  bulamamış çocukların eğitim gereksinmelerine, her yaştan yetişkinin halk eğitimi gereksinmelerine vurgu yapıyor(s.169)

Anahtar kelimeler:

Sosyal politika,çocuk işçiliği,çalışan çocuk,beslenme ve çocuk

 

Akpınar, T.(2012) “Bradford’un Milleri – 2 Sıcak Yünün Soğuk Yüzü – Çocukların Sırtındaki Başkent”,Çalışma Ortamı Dergisi, Sayı:121,Mart-Nisan.S,18-20.

Akpınar, T.(2012) “Bradford’un Milleri – 2 Sıcak Yünün Soğuk Yüzü – Çocukların Sırtındaki Başkent”, Çalışma Ortamı Dergisi, Sayı:121,Mart-Nisan.S,18-20.

Yararlanılan Kaynak Sayısı: 5

Kapsam:

Makalede; 1870’lerde inşa edilen ve Moorside Mills olarak bilinen eski bir tekstil fabrikası olan ve 1970 yılında müze haline dönüştürülen Bradford Endüstri Müzesi dönemin çalışma koşulları, çalışma biçimleri ve kötü koşullarda çalıştırılan çocuk işçiler gibi sosyal politikanın uğraş alanları ile birlikte ele alınmaktadır.
Makaleden bir Alıntı:
Tekstil endüstrisinde çocuk işçilik çok yaygındır ve ne yazık ki çocuk işçiler de bu karanlık koşullara maruz
kalmıştır. 1800 ve 1930 arası dönemde Bradford’da doğup büyüyen bir çocuğun tekstil işçisi olması kaçınılmazdır ve
birçoğu aileleri tarafından tekstil fabrikaların sahiplerine satılmaktadır.İlki 1802 yılında kabul edilen Yasalarla öncelikle tekstil endüstrisindeki çalışma koşullarına müdahale edilmiş ve bu işlerde çalışan çocuk ve kadın işçilerin günlük çalışma sürelerine kısıtlama getirilmiştir. 1802’de çıkartılan “Çırakların Bedeni ve Tinsel Sağlıkları Hakkında Yasa” ile 9-13 yaş arası çocukların günlük çalışma süresi en fazla 8 saat, 14-18 yaş arası çocukların ise en fazla 12 saat ile sınırlanmıştır. Yasa ile getirilen bu sınırlama bile çocuklar için kabul edilebilir değildir. Bradford Endüstri Müzesi’nde çocuk işçilere ve çocuk işçilerin maruz kaldığı bu kötü çalışma koşullarına özellikle dikkat çekmek için ayrı bölüm bulunmaktadır. Bu bölümde ayrıca çocuk işçilerin kendi sözlerine de yer verilmektedir(s.19).

Bazı Anahtar Sözcükler:

Bradford Endüstri Müzesi ve çocuk işçiler, sosyal politika, çocuk emeği, çocuk sömürüsü, çalışma koşulları.

Turgut, İ.(2012) “Devletimizin Çocuklara Bakış Açısı”,Çalışma Ortamı Dergisi, Sayı:121,Mart-Nisan.S,2.

Turgut, İ.(2012) “Devletimizin Çocuklara Bakış Açısı”,Çalışma Ortamı Dergisi, Sayı:121,Mart-Nisan.S,2.

Yararlanılan Kaynak Sayısı: –

Kapsam:

1979 yılı 21-22 Nisan’ında,Balıkesir’de düzenlenen “Devletimizin Çocuklara Bakış Açısı”başlıklı seminerde sunulan bildirileri, yapılan konuşmaları ve gönderilen mesajları içeren aynı başlıklı kitap ile ilgili bilgilere yer verilmektedir.

Makaleden bir Alıntı:

TRT’den Sema Okay ise konuşmasında, yurt dışında çalışmaya giden işçilerimizin çocuklarının sorunlarına değinmiş
“O çocuklar uzaklarda ama biz nerdeyiz?” diye sormuş; genç kuşaklara sahiplenilmesi gerektiğine parmak basmıştır. (s.84)Tanınmış eğitimci Rauf İnan, “eğitim ve öğrenciler” açısından yaptığı değerlendirmelerin ışığında, sorunun özüne dokunmuştur : “Bu olumsuz durumların gerçek nedeni, …özellikle yöneticilerde, genellikle kamu yöneticilerinde -hele erkeklerde- bulunan, halkımızın dilinde vurdum duymazlık denen bir ruh, bir özyapı aksaklığı olan ‘apathie’dir. Bu yaygın ruhsal ve toplumsal hastalık … Cumhuriyetin ilk 25 yılında yenilmiş, giderilmişti. Sonradan depreştiği (nüksettiği) sayısız olaylar ve sorunlarla görülen bu ruhsal durum, açık bir bilinç ve kesin kararlarla, denetleme ve izlemelerle giderilmedikçe, bu hastalık sağaltılmadıkça yurdumuzda önemli hiç bir sorunun çözümlenmesine olanak bulunamayacağı gibi, toplumsal sorunlar gittikçe karmaşıklaşacaktır.” (s.113)Prof.Dr.Cevat Geray, “küçük yaşlarda okula gidememiş,ya da okulu bırakmış, çalışmak zorunda kalmış olan” çırakların durumuna dikkat çekiyor. Onların ve okula gitme olanağı  bulamamış çocukların eğitim gereksinmelerine, her yaştan yetişkinin halk eğitimi gereksinmelerine vurgu yapıyor(s.169) (S.2).
Bazı Anahtar Sözcükler:
Sosyal politika, çocuk suçluluğu, yetiştirme yurtları, çırak,eğitim.
 

(2010); “19 Kasım 2009 Çocuk Emeği Üzerine Düşünce Ortamı Sempozyumu” Çalışma Ortamı Dergisi,Sayı:108,Ocak-Şubat. s,10-16.

(2010); “19 Kasım 2009 Çocuk Emeği Üzerine Düşünce Ortamı Sempozyumu” Çalışma Ortamı Dergisi,Sayı:108,Ocak-Şubat. s,10-16.

Yararlanılan Kaynak Sayısı:

Kapsam:

A.Ü.S.B.F. Sosyal Politika Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği sempozyuma

 

I. Oturum : Tarihsel Perspektiften Türkiye’de Çocuk Emeği

1802’den 182’ye Çocuk İşçiliğine Yönelik Sosyal Politikalar
Dr. Onur Sunal
Türkiye’de Erken Cumhuriyet Döneminde Çocuk Emeği
Prof. Dr. Ahmet Makal
Türkiye’de Çocuk İşgücü İstatistikleri
Murat Şahabettinoğlu

 

II. Oturum : Türkiye’nin Çocuk İşçiliği İle Mücadelesi
Türkiye’de Çocuk İşçilik Sorunu ve Mücadele Yolları
Nural Yılmaz Dağdemir
Kız Çocukların Eğitimi ve Nitelikli İşgücü Olarak Çalışma Yaşamına Katılmaları
Prof.Dr. Şengül Hablemitoğlu
Türkiye’de Çalışan Çocuklara Yönelik Sosyal Politika Önerilerinde Kilometre Taşları
Prof.Dr.A.Gürhan Fişek

 

III. Oturum : Türkiye’de Çalışan Çocuklara Yönelik En İyi Uygulama Örnekleri ve Gelecek Stratejileri
başlıkları ile yer verilmektedir.

Makaleden bir Alıntı:

Benim dikkat çekmek istediğim konu bir taraftan dünyanın en değerli madenlerine sahip olan az gelişmiş ülkelerde bu madenlerden elde edilen gelirin tamamı silah satın almak için kullanılıyorken, diğer taraftan bu ülkelerde çocukların temel gereksinimlerini karşılayacak kadar bile kaynak ayrılmamaktadır. Çocuklar bu madenlerde köle gibi çalıştırılmakta, buna karşın, yarattıkları değerden pay alamamaktadır. Çocuklar üzerinden sağlanan bu tür büyük çıkarlar çocuk işçiğini önleme çabalarının başarıya ulaşmasını engelleyecek bir görüntü vermektedir(s.11).

Bazı Anahtar Sözcükler: Çocuk emeği, çalışan çocuklar, çocuk işçiliği, sosyal politika, fişek modeli, yoksulluk, ev hizmetleri ve çocuk, gelir dağılımındaki eşitsizlik.

 
 

Şişman, Y.(2003); “Sosyal Politika Açısından Türkiye’de Çocuk ve Genç İşgücü”, Kamu İş: İş Hukuku ve İktisat Dergisi, C. VII, Sayı:2


Şişman, Y.(2003); “Sosyal Politika Açısından Türkiye’de Çocuk ve Genç İşgücü”, Kamu İş: İş Hukuku ve İktisat Dergisi, C. VII, Sayı:2.

Yararlanılan Kaynak Sayısı:

Kapsam:

Bu çalışmadaki amacımız, yalnızca sorunun nitelik ve boyutlarını belirlemek değil, aynı zamanda çocuk ve genç işgücünün korunulmasına yönelik politikaların hedefleri, biçimi, araçları ve sınırlılıklarını ortaya koyarak sorunun çözümüne az da olsa bir katkı sağlamaktır. Bu çalışmada esas olarak, kentsel alanda yer alan çocuk ve genç işgücü ele alınmıştır. Çünkü son 20-30 yıl içerisinde özellikle kentsel alandaki çocuk ve genç işgücünde gözle görülür artışlar olduğunu belgeleyen kanıtlara rastlanılmaktadır. Bunun yanı sıra kentsel kesimde çalışan çocuk ve gençler, büyük olasılıkla kırsal alanda özellikle tarım kesiminde çalışanlardan daha mağdur durumdadırlar; bu nedenle de politika üretme konumundaki akademisyenlerin özel ilgisini hak etmiş bir konumdadırlar. Ancak bu makalede söylenilenlerin çoğu, tarım kesimi için de aynen geçerlidir.

Makaleden bir Alıntı:

Ülkemizde ekonomik gelişmişlik düzeyinin geri olması, daha da önemlisi adil olmayan gelir dağılımı yoksulluk sorununu ortaya koymaktadır. Ayrıca % 1.83 gibi hızlı kabul edilebilecek bir nüfus artışı, toplam nüfus içinde çocukların ve gençlerin oransal payını artırmaktadır. Ancak çocuk ve gençlerin sayısal artışına paralel olarak arttırılması gereken sağlık, eğitim vb. sosyal hizmet yatırımları bütçe olanakları bahane edilerek arttırılmadığı için, iş gücüne erken yaşta katılmalar kaçınılmaz olmaktadır. Kırdan kente göçün devam etmesi ve kentsel istihdam olanaklarının geliştirilememesi, hatta son yıllardaki krizler neticesinde istihdamda yaşanılan daralmalar ve işsizlik, kentsel yoksulluğu ülkemizin sosyal sorunları sıralamasının en üstüne çıkarmakta ve bu ağır yükü çoğunlukla çocuklar devralmaktadır.

Bazı Anahtar Sözcükler:

çocuk emeği, genç işgücü, sosyal politika, kırsal alanda çalışan çocuklar, sosyo-ekonomik düzey, yoksulluk, kentsel sorunlar

 

Özdemir, A.M.; Özdemir, Y.G.(2005); “Küresel Kapitalizmde Çocuk Emeğinin Ekonomi Politiği”, Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 23:8-15


Özdemir, A.M.; Özdemir, Y.G.(2005); “Küresel Kapitalizmde Çocuk Emeğinin Ekonomi Politiği”, Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 23:8-15.

Yararlanılan Kaynak Sayısı: 16

Kapsam:

Çalışmanın ilk bölümünde, uluslararası işbölümü içerisinde, merkez kapitalist ülkelerde çocuk emeği açıklanmıştır. İkinci bölümde ise, çevre kapitalist ülkelerde çocuk emeği tartışılmıştır. Ardından çevre kapitalist ülkelerde, çocuk emeğinin düzenlenmesine yönelik tartışmalar incelenmiştir. Bu bölümde, çocuk emeğinin “nasıl” düzenleneceğine dair araçlar, ardından küresel kapitalizmde çocuk emeğinin düzenlenmesi tartışmasının arkasındaki “nedenler” incelenmiştir. Son olarak ise bu tartışmanın taraflarının temel iddiaları incelenmiştir.

Makaleden bir Alıntı:

Merkez ülkelerde çocuk emeğinin sınırlandırılmasına ve düzenlenmesine yönelik çabalar, 19. ve 20. yüzyıllarda sosyal politika alanındaki toplumsal mücadelenin ana eksenini oluşturmuştur. Dünya üzerinde kapitalizmin eşitsiz gelişme yasası doğrultusunda zenginliğin merkezde birikmesi, bu zenginliğe koşut teknolojik gelişmişlik düzeyi, kapitalizmin “altın çağı” denilen dönemdeki sosyal refah devleti uygulamaları ve bu ülkelerde yaklaşık

200 yıllık işçi sınıfı mücadelesi, merkez ülkelerin çocuk emeğini sınırlayıcı ve koruyucu düzenlemelere sahip olmasını sağlamıştır. (s.9)

Bazı Anahtar Sözcükler:

çocuk işçiler, küreselleşme, sosyal politika